TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI NEDİR?

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI NEDİR?
16.01.2021

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI

Karayolları üzerinde bir veya birden fazla motorlu taşıtın karıştığı kaza sonucu oluşan ölüm, yaralanma ya da başkaca bir maddi zarar nedeniyle, zarar gören kişilerce zarardan sorumlu olanlara karşı (sürücü,işleten, teşebbüs sahibi, ZMMS sigortacısı vs açılan davalar genel olarak trafik kazası tazminat davası niteliğindedir.

Trafik kazası nedeni ile tazminat davası; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca haksız fiil sorumluluğu kapsamında ortaya çıkan bir dava türü olup, genel hatları ile maddi ve manevi tazminat davaları olarak iki başlık altında toplanmaktadır.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası nedeni ile Maddi Tazminat Davası kendi içerisinde çeşitli zarar türlerini barındırmaktadır. Trafik kazası nedeniyle talep edilebilir maddi zararların başlıcaları; yaralanma ve ölüm halinde doğan zararlar, araç hasarları ve değer kayıplarıdır.  Maddi zararları, manevi zararlardan ayıran en önemli özellik maddi zararların hesaplanabilir olmasıdır. Trafik kazası maluliyet tazminatı hesaplama ya da diğer adı ile bedeni hasar tazminatı hesaplama, başlı başına uzmanlık gerektiren bir alan olup, söz konusu hesaplamalar mahkemeler tarafından bilirkişiler marifeti ile yapılmaktadır. Bu nedenle oldukça teknik ve karmaşık bir alan olan trafik kazası tazminat davalarının mutlaka tazminat hesaplamasına hakim, alanında deneyimli avukatlar aracılığıyla yürütülmesi önerilir. Maddi tazminat davası içerisinde talep edilebilir zarar kalemleri aşağıda genel hatları ile açıklanmaya çalışılmıştır.

YARALANMALI TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI

Gerçekleşen bir trafik kazası sonrasında oluşan yaralanma sonucu, kişilerde meydana gelen; kemik kırığı, uzuv ya da organ kaybı, platin-çivi takılması, yara izi(skar) ve vs. rahatsızlıklardan dolayı doğan zararlar yaralanmalı trafik kazası tazminat davası içerisinde talep edilebilmektedir. Yaralanmalı kaza nedeni ile ortaya çıkan ve talep edilebilir maddi tazminat türlerinin başlıcaları;

  • Sürekli iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik zararı,
  • Sürekli ve geçici bakıcı gideri zararı,
  • Tedavi giderleri,
  • İş gücü kayıpları,
  • Kazanç kayıpları,
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar vs.

zararlar olup iş bu kalemler maddi tazminat olarak, belirli kurallar dahilinde sorumlulardan tazmin edilebilmektedir.

Ancak belirtmek gerekir ki; her kemik kırığı tazminat sebebi olmayıp meydana gelen zararın, kişiyi geçici ya da kalıcı olarak bedensel açıdan bir zarara uğratması gerekmektedir. Örneğin; geçici iş göremezlik zararı açısından kişinin kaza nedeni ile bir süre çalışamaması herhangi bir kazanç sağlayabilecek durumda olmaması gerekmektedir. Sürekli iş göremezlik zararının doğması için ise, kişide meydana gelen kemik kırığı ya da başkaca bir bedensel hasarın, ömrünün geri kalanı boyunca kalıcı olarak bir hareket kısıtlılığına ya da efor kaybına neden olması gerekmektedir. Trafik kazası maluliyet tazminat hesaplama açısından trafik kazası kusur oranı/oranları, kişinin gelir durumu, yaşı, evli ya da çocukları olup olmaması da önem arz etmektedir.

ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası nedeni ile ölüm olayının meydana gelmesi durumunda yine belirli kurallar çerçevesinde geride kalan hak sahiplerinin destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları mevcuttur. Destekten yoksun kalma tazminatı; maddi zararlar içerisinde yer almakta olup karine olarak, trafik kazası neden ile ölen kişinin ölüm tarihi itibarı ile hayatta olan annesi, babası, eşi ve çocukları tarafından talep edilebilmektedir. Ancak bu belirtilen hak sahipleri dışında, ölen kişiden maddi olarak destek gördüğünü ispatlayabilen kişiler de destekten yoksun kalma tazminatı alabilmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı, bedeni hasar tazminatı hesaplama kapsamında, kusur oranı/oranları, ölen kişinin gelir durumu, yaşı, evli ya da çocukları olup olmaması dikkate alınarak alanında uzman bilirkişiler marifeti ile hesaplanmaktadır.

TRAFİK KAZALARINDA ARAÇ HASARLARI

Yine trafik kazası nedeni ile kişilerin araçlarında maddi zararlar meydana gelebilmektedir. Bu zararların başlıcaları;

  • Aracın kaporta ve diğer aksamlarında meydana gelen fiziki hasar nedeni ile oluşan zararlar,
  • Araç değer kayıpları,
  • Zarar gören araç ticari olarak gelir getirici bir işe mahsus edilmiş ise(Örn. Taksi, servis aracı vs.) çalıştırılamayan süre için uğranılan kazanç kaybı,
  • İkame araç masrafları vs.

İş bu zararlar yine hesaplanabilir olmaları açısından maddi tazminat davası içerisinde yer almaktadır.

Motorlu taşıtlar, vasıta ve taşıma aracı olarak kullanılmakla birlikte sahipleri açısından belli bir malvarlığı değeri de ihtiva etmektedir. Bu kapsamda sıkça karşılaşılan ve gittikçe herkes tarafından duyulmaya başlayan araç değer kayıplarının da özel olarak açıklanmasında fayda vardır.

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNAT DAVASI

Belirli bir malvarlığı değeri ihtiva eden motorlu taşıtların fiziksel olarak bir zarar görmesi, söz konusu taşıtın daha sonra sahibi tarafından satılmak/devir edilmek istendiğinde değer kaybına uğramasına neden olmaktadır. Ancak uygulamada araç değer kaybı denilince akıllara aracın çeşitli piyasalardaki rayiç bedellerindeki düşüşler gelmektedir. Halbuki özellikle; Sigorta Şirketleri yönünden araç değer kaybı hesaplama ZMMS Genel Şartları ve ekleri uyarınca formüllere bağlanmıştır.

Trafik Kazası Sonucu Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır?

Trafik kazası nedeni ile doğan araç değer kaybı; zarara kusuru ile sebebiyet veren aracın sürücüsü, işleteni, varsa teşebbüs sahibi ve bunlarla birlikte müşterek müteselsil sorumlu olan ZMMS sigortacısından tazmin edilebilmektedir. Araç değer kaybı şartları oluşmuş ise, bir araç değer kaybı dilekçesi ile birlikte  sorumlulara araç değer kaybı başvurusu yapılarak, yasal süreler içerisinde ödeme yapılmaması halinde de dava açmak gerekmektedir.

YARALAMALI TRAFİK KAZASI SİGORTA ÖDEMESİ VE ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI SİGORTA ÖDEMESİ

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nın 91.maddesi uyarınca, trafiğe çıkacak olan her araca trafik sigortası yaptırma zorunluluğu mevcuttur. Söz konusu zorunlu sigortanın yapılmaması veya geç yapılması durumlarında da çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.

Yine yukarıda belirtilen sigorta yaptırma zorunluluğu kapsamında düzenlenen poliçe genel şartlarının Sigortanın Kapsamı başlıklı A.3. maddesinde, ZMMS sigortacısının; trafik kazası nedeni ile doğan zararları,  2918 sayılı KTK uyarınca sigorta ettirenin sorumluluğu çerçevesinde, kaza tarihinde geçerli teminat miktarları ile sınırlı olarak, zarar gören kişilere trafik kazası sigorta ödemesi yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir.

Ancak belirtmek gerekir ki; ZMMS poliçeleri kapsamında, genel olarak sadece maddi zararlara yönelik olarak trafik kazası sigorta ödemesi yapılmakta olup, manevi zararlara ilişkin ek tazminat klozları mevcut değil ise manevi zararlar, sigorta şirketleri tarafından karşılanmamaktadır.

TRAFİK KAZASI NEDENİ İLE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası nedeni ile doğan ölüm veya bedensel zararlardan dolayı maddi tazminat davalarının yanı sıra manevi tazminat davaları da açılabilmektedir. Ancak maddi tazminat kısmında da belirttiğimiz üzere manevi tazminatın herhangi bir hesaplama yöntemi bulunmamakta ve davaya bakan hakimler tarafından, kazanın oluşumuna, kusur durumuna, zararın büyüklüğüne bakılarak takdir edilmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki halk arasında KAN PARASI olarak da bilinen ödeme türü yine manevi tazminat kapsamında yapılan bir ödemedir. Uygulama kazaya kusuru ile sebebiyet veren kişiler cezai sorumluluktan kurtulmak için zarar gören kişilere(ölenin yakınlarına ya da yaralananlara) belirli bir miktar ödeme yaparak onların şikayetlerini geri çekmelerini sağlamaktadırlar. Yine burada şikayet hususundan bahsetmişken, şikayetçi olma ya da olmamanın maddi ve manevi tazminat açısından etkisinin açıklanmasında yarar vardır.

Trafik Kazasında Şikayetçi Olmak

Türk Ceza Kanunu uyarınca; ceza gerektiren suçların bazıları, zarar gören kişilerin ya da mağdurların şikayetine tabi tutulmuştur. Trafik kazaları da Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirli suçlar kapsamında yer almakta olup(kasten işlenenler hariç), kaza nedeni ile meydana gelen neticeye bağlı olmak üzere bazı haller kişilerin şikayetine tabi tutulmuştur. Duruma göre şikayetin olmaması halinde kusurlu kişiler hakkında ceza yargılaması yapılmamakta ya da daha az cezaya hükmolunmaktadır.

Ancak önemle belirtmek gerekir ki; trafik kazasında şikayetçi olma hakkı ile sorumlu kişilerden ya da sigortadan tazminat talep etme hakları birbirinden ayrıdır. Başlı başına şikayetçi olmamak tazminat istenilmesine ve dava açmaya engel değildir. Ancak yine burada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253. Ve devamı maddelerinde düzenlenen UZLAŞMA hususudur. Bazı suç türleri ilgili kanun maddeleri ile uzlaşmaya tabi tutulmuş olup, trafik kazası nedeni ile doğan bazı zararlar da uzlaşma kapsamındadır. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde UZLAŞILMASI halinde Uzlaşma metnine “sigorta şirketlerine karşı maddi ve manevi tazminat dava haklarım saklıdır.” Şeklinde bir kayıt düşmekte fayda vardır.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI ZAMANAŞIMI

2918 sayılı KTK’nın Zamanaşımı başlıklı 109.maddesinde motorlu araçlar nedeni ile doğan maddi zararlar için; zarar gören kişinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde kaza tarihinden itibaren on yıllık bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Ancak aynı maddenin ikinci fırkasında ise düzenleme uyarınca ise trafik kazalarında maddi tazminat dava açma süresi, şayet zarar ceza gerektiren bir fiilden doğmuş ve ceza kanunu da bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi  talepleri içinde uygulanacağı belirtilmiştir. Bu maddeye bağlı olarak da yaralanmalı  tazminat davası zamanaşımı süresi TCK uyarınca 8(sekiz) yıl, ölümlü trafik kazası tazminat davası zamanaşımı süresi ise 15(onbeş) yıldır. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise zamanaşımın sadece kazada ölen kişi yakınları için değil aynı kazada yaralanan diğer kişiler için de 15(onbeş) yıl olduğudur. Başka bir anlatımla zamanaşımı süresini fiilin, ceza zamanaşımı süresi belirlemektedir. Yine trafik kazalarında sigortaya dava açma süresi de yaralanmalı trafik kazaları için 8(sekiz) ölümlü trafik kazaları için 15(onbeş) yıldır.

Ölüm ve yaralanmalı trafik kazası manevi tazminat zamanaşımı ise 6098 sayılı TBK’nın haksız fiilden doğan zararlar için belirlenen genel zamanaşımı süresi olan zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 2(iki) yıl ve her halde 10(on) yıldır.

Ancak unutulmamalıdır ki; sadece maddi hasarlı trafik kazası dava açma süresi yani başka bir deyişle yaralanma ya da ölüm olayı olmayan kazalar için dava açma süresi KTK’da yer alan genel düzenleme gereği zararın  ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2(iki) ve herhalde 10(on) yıldır. Çünkü malvarlığına karşı suçlar ancak kasten işlenmesi halinde ceza kovuşturmasına tabidir.

Trafik kazası dava açma süresi yukarıda belirtilen hukuki düzenlemelere göre belirlenmektedir.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI NE KADAR SÜRER?

Yine uygulamada en çok sorulan sorulardan bir tanesi de trafik kazası nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ne kadar süreceğidir. Bu husus her olayın oluşuna göre farklılık göstermek ile birlikte genel mahkemelerde açılan davalar zaman zaman çok uzun sürelere yayılabilmektedir. Bu açıdan zararın en kısa sürede ve tam olarak giderilebilmesi açısından uzman avukatlar ile çalışmak önem arz etmektedir.  Ancak yine de belirtmek gerekir ki; dava süreleri tazminat yükümlülerinin ve sigorta şirketlerinin tutumu, mahkemelerin iş yükü bu tür davaların süresi açısından belirleyici etkenlerdir.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI GÖREVLİ MAHKEME

Destekten yoksun kalma tazminatının hangi mahkemede açılır, yaralamalı trafik kazasına hangi mahkeme bakar, hususları da yine cevaplanması gereken sorulardandır. Trafik kazasında görevli mahkeme belirlenirken davanın Sigorta Şirketlerine mi yoksa diğer sorumlulara mı karşı açılacağı önem arz etmektedir. Şayet Sigorta Şirketine dava açılmayacak sadece diğer sorumlulara maddi ve manevi tazminat davası açılacak ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri’dir. Ancak zarar gören kişiler tarafından şayet ZMMS sigortacısı şirkete dava açılacak ise bu takdirde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus tüketici işlemi kapsamında kalan ve Sigorta ettiren ile sigortacı arasında görülecek davalar açısından ise görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olabilmektedir.

Ayrıca trafik kazasında yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca belirlenmekte olup, haksız fiil nedeni ile açılacak davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir. Örneğin trafik kazasının Çanakkale’de meydana gelmesi durumunda ya da zarar gören kişinin Çanakkale’de yaşaması durumunda dava açılması için yetkili mahkeme Çanakkale mahkemeleri olacaktır. Bununla birlikte sigorta şirketlerine de dava açılacağı durumlarda şirketin genel merkezi ya da bölge müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkilidir.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASINDA AVUKATIN ÖNEMİ

Yazımız boyunca anlattığımız üzere trafik kazası birçok farklı hukuki sonuca yol açabilecek bir durumdur. Trafik kazası sonucunda oluşan duruma göre alınabilecek tazminat türleri ve kimlerden alınabileceği değişmektedir. Üstelik tazminatın hesaplanması da teknik ve uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu nedenlerle hukuki sürecin trafik kazası alanında deneyimli bir avukat aracılığıyla yürütülmesi tavsiye edilmektedir. Çanakkale Barosu’na kayıtlı avukatları ile Yazgan&Çelik Hukuk Bürosu olarak trafik kazası tazminat davası alanında uzman avukat kadromuz ile Çanakkale ilinde hizmet vermekteyiz.

TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI YARGITAY KARARLARI

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI DAVALININ ÖLÜMÜ İÇİN EMSAL YARGITAY KARARLARI;

17. Hukuk Dairesi         2015/13111 E.  ,  2018/6618 K
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi    
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı … yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:         
-K A R A R-  
Davacılar vekili, davalı …’ün kullandığı, diğer davalının malik olduğu araçla müvekkilinin desteklerine çarparak ölüme neden olması nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …’ün davadan önce öldüğü anlaşılmıştır.
Davalı …, kazada kusurun ölende olduğunu, fahiş tazminat istendiğini, makul ve mantıklı bir tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı …’ün davadan önce öldüğü ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı anlaşıldığından dava şartı eksikliği nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın usulden reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacılar … için 5.000,00 … için 5.000,00 … için 5.000,00 TL manevi tazminatın 18/12/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı …’den alınıp ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı …’ün dava tarihinden önce öldüğü ve ölü kişi hakkında davaya devam edilemeyeceği
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak ölü kişiye karşı dava açılamaz. Aynı şekilde kural olarak ölü kişi aleyhine dava açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesine de olanak yoktur. Zira ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.(HMK m.114/1-d, m.50 ve TMK m. 28) Ancak HMK’nın 124. maddesinde; “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Şu halde davalının sağ olup olmadığını tespit edememe bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralını ihlal etmiyorsa, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara karşı davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır.(HGK’nun 11.09.2013 günlü ve E 2013/14-612, K 2013/1297 sayılı ilamı)
Somut olayda, haksız fiil sorumlusu … 05.12.2012 tarihinde vefat etmiş olup dava 05.06.2014 tarihinde açılmıştır. Davacılar vekili davalının ölü olduğunu bilmediğinden davacıların ölü kişiye karşı dava açması dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmemektedir. Asliye Ceza Mahkemesinin …’in mahkumiyetine dair ilamı 12.Ceza Dairesi 6.6.2013’de onanmıştır. Mahkemece, … mirasçılarının davaya dâhil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu eksiklikler tamamlanmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”        

YARALANMALI TRAFİK KAZASI MADDİ MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YARGITAY KARARLARI- KARAR ÖRNEKLERİ :

17. Hukuk Dairesi         2019/1744 E.  ,  2020/6342 K.
“İçtihat Metni”       
“Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R- 
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucu, davacının ağır biçimde yaralanıp işgöremez hale geldiğini, SGK tarafından karşılanmayan ilaç-yol-bakım ve refakat gideri vs. zararlarının doğduğunu, tedavi nedeniyle çalışamayıp gelir kaybı yaşadığını belirterek 2.458,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 20.04.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 38.011,57 TL’ye yükseltmiştir.                
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 5.041,97 TL. geçici işgöremezlik ve 32.949,60 TL. sürekli işgücü kaybı zararından oluşan maddi tazminatın 04.10.2013 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline; tedavi gideri talebinin feragat nedeniyle reddine; 4.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen hükmün, davacı vekili ile davalılar … ve … tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 10.05.2018 tarih, 2018/747 Esas ve 2018/4920 Karar sayılı ilamı ile; “davacı vekilinin 27.10.2017 tarihli davadan feragat dilekçesi kapsamında karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yargılama sırasında davalı ZMSS tarafından yapılan ödeme ve davacı tarafın davadan feragati nedeniyle, maddi tazminat isteminin reddine; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, sigorta şirketine yönelik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 
Davacı taraf, dava konusu kaza sonucu yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 50.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.        
O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu, davacının cismani zarara uğraması nedeniyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları; davacının uzun süre (12 ay) tedavi gerektirecek biçimde yaralandığı ve % 24 malul kaldığı dikkate alındığında oluşan zararın ağırlığı hususları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan çok düşük miktardaki manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir. 

ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI MANEVİ TAZMİNAT YARGITAY KARARI :

17. Hukuk Dairesi         2018/4952 E.  ,  2020/4475 K.
-K A R A R-  
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 20.000,00’er TL manevi ve 500,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı baba … için 16.482,33 TL, anne Havvali için 15.818,60 TL’ye yükseltmiştir. Birleşen dava ile de aynı kazada ölen desteklerinden dolayı davacılar için 400,00’er TL destek ve 2.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istenmiştir. 
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; asıl dava yönünden, … İl Özel İdaresi hakkındaki davanın reddine, davacı baba … için 16.482,33 TL, anne Havvali için 15.818,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen diğer davalılardan tahsiline, (sigorta şirketleri limit dahilinde ve dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile), davacılar için 20.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılar …, … ve … tahsiline, Birleşen dava yönünden, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine, davacılar için 2.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline dair verilen hükmün,davalı … şirketleri vekilleri, davalı İl Özel İdaresi vekili ve asıl davanın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15/04/2014 tarih 2012/15269 esas 2014/5797 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası asıl dava davacılar vekili 2014/475 esas sayılı dosyası ile davalılar … ve … Sigorta aleyhine maddi manevi tazminat davası açmış ve eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden davalı … (…) sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın söz konusu tazminatın ZMSS dahilinde kalması ve davalı … şirketinin İMMS sigortacısı olması sebebiyle reddine, … İl Özel İaderesi yönünden açılan dava, davacıların manevi tazimant istemleri ve asıl dosya içerisinde birleşen … AHM nin 2007/30 esas 2011/52 karar sayılı dava dosyası yönünden (kapatılan) … Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/05/2012 tarih 2010/39 esas 2012/92 karar sayılı ilamının kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dosyalar davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.   
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemenin bozma öncesi verdiği kararda asıl dava yönünden, davacı baba … için 16.482,33 TL, anne Havvali için 15.818,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 20.000,00’er TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı; mahkemenin ilk kararını davalılar ile birlikte davacılar vekilinin de temyiz ettiği; ancak tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği görülmektedir.        

Bu durum karşısında mahkemece; bozmadan sonra birleşen 2014-475 esas sayılı dosyası ile davacılar Havvali ve … yönünden yeniden daha düşük manevi tazminata hüküm tesisi bozmayı gerektirmişti
r.”

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Çanakkale Avukat
Çanakkale Avukat
Merhaba 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?