Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası: Güncel Yargıtay Kararlarıyla Kapsamlı Rehber

Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası: Güncel Yargıtay Kararlarıyla Kapsamlı Rehber
31.12.2025

GİRİŞ: YAĞMA SUÇU NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?

Kamuoyunda genellikle **gasp suçu** olarak bilinen **yağma suçu**, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında hem mal varlığına hem de kişi hürriyetine karşı işlenen, oldukça ağır yaptırımları olan bileşik bir suç tipidir. TCK’nın 148 ila 150. maddeleri arasında düzenlenen bu suç, hırsızlık eyleminin cebir veya tehdit unsurlarıyla birleşmiş halini ifade eder. Bireylerin en temel haklarından olan mülkiyet ve özgürlük haklarını aynı anda ihlal etmesi nedeniyle ceza hukukunda özel bir yere sahiptir. Bu makale, yağma suçunun temel tanımını, nitelikli hallerini, diğer benzer suçlardan farklarını, etkin pişmanlık hükümlerini ve özellikle güncel Yargıtay içtihatları ışığında uygulamadaki kritik yaklaşımları detaylı bir şekilde inceleyerek, hukukçular, hukuk öğrencileri ve genel okuyucu kitlesi için kapsamlı bir rehber sunmayı amaçlamaktadır.

Yağma suçunun doğru anlaşılması, hem mağdurların haklarını korumak hem de faillerin hukuki sorumluluklarını doğru bir şekilde belirlemek açısından hayati öneme sahiptir. Özellikle “yağma suçu cezası” ve “gasp suçu nedir” gibi sıkça aranan anahtar kelimelerle, bu karmaşık hukuki konuyu anlaşılır ve erişilebilir kılmak hedeflenmektedir.

1. YAĞMA SUÇUNUN TANIMI VE TEMEL UNSURLARI (TCK M. 148)

Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesi, yağma suçunun temel şeklini ve unsurlarını açıkça tanımlamaktadır. Buna göre yağma suçu, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle **tehdit ederek** veya **cebir kullanarak**, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmasıdır (Türk Ceza Kanunu, m. 148/1 ). Bu tanım, suçun iki temel unsurunu ortaya koymaktadır: cebir ve tehdit.

  • Cebir (Zor Kullanma): Mağdurun fiziksel gücünü etkisiz hale getirmeye yönelik her türlü fiili müdahaledir. Bu, darp etmek, itmek, çekmek gibi doğrudan fiziksel şiddet olabileceği gibi, mağdurun hareket serbestisini kısıtlayan veya onu savunmasız bırakan her türlü eylemi de kapsar. TCK m. 148/3, bu konuda önemli bir açıklama getirir: “Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek veya savunamayacak hale getirilmesi de cebir sayılır.” Bu hüküm, mağdurun ilaçla uyutulması, alkol veya uyuşturucu madde verilerek bilincinin etkilenmesi gibi durumların da yağma suçunun cebir unsurunu oluşturacağını belirtir.
  • Tehdit: Mağdurun veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutulmasıdır. Tehdidin, mağdurun iradesini etkileyecek ve onu malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakacak nitelikte olması gerekir.

Yağma suçunun oluşabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin, malın alınmasını veya teslimini sağlamaya yönelik olması, yani aralarında bir illiyet bağı bulunması şarttır. Bu zorlama, mağdurun direncini kıracak veya onu malı teslim etmeye mecbur bırakacak düzeyde olmalıdır. Yargıtay, bu konuda “objektif nitelikte ciddi ve korkutucu seviyede cebir/tehdit” kriterini aramaktadır. Bu durum, delillerin elde ediliş biçiminin ve failin amacının suçun vasfını belirlemede ne denli kritik olduğunu göstermektedir.

Yargıtay Kararı (Cebir ve Tehdit Unsuru):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4062, K. 2024/799, T. 18.01.2024 tarihli kararında, yağma suçunun oluşabilmesi için malın cebir, şiddet veya tehdit ile alınması gerektiğini vurgulamıştır. *Mağdurun rızasının failin cebir ve tehdidi ile sağlanması gerekmekte olup, tehdidin nitelik ve nicelik bakımından yağma suçunda aranan boyutta olması şarttır.*

Yağma suçunun basit halinin cezası, altı yıldan on yıla kadar hapis cezasıdır (Türk Ceza Kanunu, m. 148/1 ). Bu ağır ceza, suçun hem malvarlığına hem de kişi özgürlüğüne yönelik çifte ihlalinden kaynaklanmaktadır.

2. YAĞMA SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ VE CEZASI (TCK M. 149)

Türk Ceza Kanunu’nun 149. maddesi, yağma suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini düzenlemektedir (Türk Ceza Kanunu, m. 149/1 ). Bu hallerin varlığı durumunda, suçun cezası **on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına** yükselmektedir. Nitelikli haller, suçun işlenişindeki tehlikenin veya mağdur üzerindeki etkinin artmasıyla ilişkilidir. En sık karşılaşılan nitelikli haller şunlardır:

  • Silahla işlenmesi: Failin, suçta kullanma amacı taşıdığı bir silahla (ateşli silah, bıçak vb.) eylemi gerçekleştirmesi.
  • Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlenmesi: Maske takma, yüzünü boyama gibi yöntemlerle failin kimliğinin gizlenmesi.
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi: Suçun, mağdur üzerinde daha büyük bir korku ve baskı yaratma potansiyeli nedeniyle ağırlaştırıcı neden sayılır.
  • Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde işlenmesi: Mağdurun özel alanlarına tecavüz edilmesi veya kaçış imkanının kısıtlanması nedeniyle daha tehlikeli kabul edilir.
  • Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi: Mağdurun zayıflığından yararlanılması.
  • Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi: Örgütlü suçluluğun toplumsal tehlikesi nedeniyle.
  • Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla işlenmesi: Suç örgütlerinin finansmanını veya faaliyetlerini desteklemek amacıyla işlenmesi.
  • Gece vaktinde işlenmesi: Mağdurun savunmasızlığının ve failin gizlenme imkanının artması nedeniyle.

Yargıtay Kararı (Nitelikli Yağma):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/17948, K. 2023/13256, T. 10.10.2023 tarihli kararında, sanıkların silahla, birden fazla kişi ile birlikte, konutta ve geceleyin nitelikli yağma suçu işledikleri dikkate alınarak verilen cezayı hukuka uygun bulmuştur. *Bu karar, nitelikli hallerin, suçun işleniş biçimi ve mağdur üzerindeki etkisi açısından taşıdığı ağırlığı açıkça ortaya koymaktadır.*

Ayrıca, TCK’nın 149. maddesinin ikinci fıkrası, yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir (Türk Ceza Kanunu, m. 149/2 ). Bu, faile hem yağma hem de ağırlaşmış kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı ceza verileceği anlamına gelir.

3. YAĞMA SUÇUNUN HIRSIZLIK VE TEHDİT SUÇLARINDAN FARKLARI

Yağma suçu, sıklıkla hırsızlık ve tehdit suçlarıyla karıştırılabilen bir suç tipidir. Ancak aralarındaki temel farklar, uygulanacak ceza miktarı açısından hayati önem taşır. Bu ayrımın doğru yapılması, hukuki nitelendirmenin temelini oluşturur.

  • Hırsızlık Suçu (TCK m. 141) ile Farkı:
    • Hırsızlıkta: Mal, zilyedinin rızası olmadan, gizlice veya açıkça alınır. Ancak, malın alınması sırasında mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılmaz (Türk Ceza Kanunu, m. 141/1 ). Hırsızlık, malvarlığına yönelik tek yönlü bir suçtur.
    • Yağmada: Malın alınması veya teslimi için mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılması zorunludur. Bu zorlama, malın elde edilmesini sağlamak için bir araç olarak kullanılır. Mağdurun iradesi, bu cebir veya tehdit yoluyla sakatlanır ve malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılır.
    • Yargıtay’ın Ayrımı: Yargıtay, yağma ve hırsızlık arasındaki sınırı belirlerken, cebir veya tehdidin niteliğini ve mağdurun direncini kırmaya yönelik olup olmadığını esas alır. Eğer malın alınması sırasında mağdurun direncini kıracak boyutta fiili şiddet uygulanmamışsa veya ciddi bir tehdit söz konusu değilse, eylem hırsızlık olarak kabul edilebilir.

Yargıtay Kararı (Hırsızlık-Yağma Ayrımı):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4062, K. 2024/799, T. 18.01.2024 tarihli kararında, sanığın katılanın elinden cep telefonunu çekerek alması olayında, eylemin yağma suçunda aranan nitelikte cebir ve tehdit içermediği, katılanın direnç göstermediği veya direncini kırmak için fiili şiddet uygulanmadığı gerekçesiyle eylemin nitelikli hırsızlık boyutunda kaldığına hükmetmiştir. *Bu ilke, cebir veya tehdidin, mağdurun direncini kıracak veya onu malı teslim etmeye mecbur bırakacak düzeyde olmasının yağma suçunun temel şartı olduğunu göstermektedir.*

  • Tehdit Suçu (TCK m. 106) ile Farkı:
    • Tehditte: Fail, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutur. Amaç, mağdurda genel bir korku ve huzursuzluk yaratmaktır (Türk Ceza Kanunu, m. 106/1 ). Tehdit, hürriyete karşı işlenen bir suçtur.
    • Yağmada: Tehdit, doğrudan bir malın teslimini sağlamak veya malın alınmasına karşı koymamayı temin etmek amacıyla bir araç olarak kullanılır. Yani, tehdidin amacı belirli bir malvarlığı değerini elde etmektir.
    • Amaç ve Netice Farkı: Tehdit suçunda failin amacı korkutmakken, yağma suçunda tehdit, malvarlığına yönelik bir saldırının tamamlayıcı unsurudur. Eğer tehdit, malvarlığına yönelik bir zararı amaçlamıyorsa veya malın alınmasıyla doğrudan bağlantılı değilse, eylem sadece tehdit suçu olarak kalabilir.

4. KRİTİK YARGITAY YAKLAŞIMLARI VE CEZA İNDİRİMLERİ

Yağma suçunun karmaşık yapısı, Yargıtay’ın farklı durumlarda özel yaklaşımlar geliştirmesini gerektirmiştir. Özellikle hukuki alacak tahsili ve malın değer azlığı gibi durumlar, ceza miktarını önemli ölçüde etkileyen özel indirim nedenleridir.

4.1. Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Yağma (TCK M. 150/1)

Türk Ceza Kanunu’nun 150. maddesinin birinci fıkrası, failin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla cebir veya tehdit kullanması halinde, yağma suçuna ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını, bunun yerine olayın niteliğine göre tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağını belirtir (Türk Ceza Kanunu, m. 150/1 ). Bu düzenleme, failin saikine (amacına) özel bir önem atfetmektedir.

  • Uygulama Şartları:
    • Fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran bir hukuki ilişkinin bulunması. Bu ilişkinin resmi şekil şartlarına uygun olması değil, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir.
    • Eylemin, bu alacağı tahsil etme amacıyla gerçekleştirilmesi.
    • Kullanılan cebir veya tehdidin, alacak miktarı ile orantılı olması. Alacak miktarından bariz bir şekilde fazla miktarın talep edilmesi veya alınması durumunda bu hüküm uygulanamaz.

Yargıtay Kararı (Hukuki Alacak Tahsili):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4022, K. 2023/15786, T. 21.12.2023 tarihli kararında, sanığın kız kardeşinin alacağını tahsil etmek amacıyla mağduru tehdit ve cebir kullanarak para almaya çalıştığı olayda, sanığın *alacağın tahsili saikiyle* hareket ettiği sonucuna varmıştır. Bu durumda, TCK 150/1 gereğince yağma suçu yerine tehdit veya kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. *Bu ilke, failin amacının hukuki bir alacağı tahsil etmek olması halinde, eylemin hukuki vasfının değişeceğini ve daha hafif cezalarla yaptırıma bağlanacağını göstermektedir.*

Yargıtay Kararı (Alacağın Varlığı ve TCK 30):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/2648, K. 2024/8070, T. 01.07.2024 tarihli kararında, sanığın eşinin alacaklı olduğuna dair mahkeme kararı bulunması nedeniyle, eylemini eşinin alacağının varlığına inanarak ve bu hakkı elde etme özel kastıyla gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda, TCK 30 (hata) da dikkate alınarak \”şüpheden sanık yararlanır\” kuralı uyarınca sanık hakkında TCK 150/1’in delaletiyle nitelikli tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiğine karar vermiştir. *Bu karar, alacak iddiasının varlığını kabul için mutlaka alacak davası açılıp ispatının beklenilmemesi gerektiğini, ceza yargılamasında maddi gerçeğin her türlü delille ispatlanabileceğini vurgulamıştır.*

4.2. Malın Değer Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi (TCK M. 150/2)

Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, faile verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (Türk Ceza Kanunu, m. 150/2 ). Bu hüküm, suçun ağırlığı ile orantılı bir ceza verilmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir. Ancak, değer azlığı kavramı sadece malın objektif maddi değeriyle sınırlı değildir; Yargıtay bu konuda geniş bir değerlendirme yapmaktadır.

  • Değerlendirme Kriterleri:
    • Suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği: Eylemin ne kadar şiddet içerdiği, mağdur üzerindeki etkisi gibi faktörler.
    • Sanığın özgülenen kastı: Failin, daha fazlasını alma imkanı varken bilinçli olarak az değerli bir malı mı aldığı, yoksa eline geçen tek şeyin mi bu olduğu.
    • Malın değeri ve ekonomik koşullar: Suç tarihi itibarıyla malın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları. Özellikle para gibi değerlerde bu kriter büyük önem taşır.

Yargıtay Kararı (Değer Azlığı ve Ekonomik Koşullar):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/3218, K. 2023/8790, T. 15.02.2023 tarihli kararında, suça sürüklenen çocuğun katılandan zorla aldığı 50 TL’nin, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde değer azlığı indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğini belirtmiştir. *Bu karar, değer azlığı indiriminin sadece malın nominal değeri üzerinden değil, ekonomik gerçekler ve satın alma gücü üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.*

Yargıtay Kararı (Değer Azlığı ve Olayın Özelliği):
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/12581, K. 2024/6504, T. 22.05.2024 tarihli kararında, sanığın katılandan zorla aldığı 25 TL’nin, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde değer azlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. *Bu ilke, yağma suçunda, çalınan malın değerinin az olması durumunda cezada indirim yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.*

5. ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİ (TCK M. 168)

Türk Ceza Kanunu, bazı suçlarda, suç tamamlandıktan sonra failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi halinde cezada indirim yapılmasını öngören **etkin pişmanlık** hükümlerini düzenlemiştir. Yağma suçu da bu kapsamdadır ve TCK’nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık, cezada önemli indirimler sağlayabilir (Türk Ceza Kanunu, m. 168/3 ).

  • Soruşturma Aşamasında Etkin Pişmanlık:
    • Yağma suçundan dolayı hakkında henüz kovuşturma başlamadan önce (yani soruşturma evresinde) etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gideren kişiye verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir (Türk Ceza Kanunu, m. 168/3 ). Bu, failin erken aşamada pişmanlık göstermesi ve zararı telafi etmesi halinde önemli bir ceza indirimi alabileceği anlamına gelir.
  • Kovuşturma Aşamasında Etkin Pişmanlık:
    • Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde, yağma suçundan dolayı verilecek cezanın üçte birine kadarı indirilir (Türk Ceza Kanunu, m. 168/3 ). Bu aşamada da pişmanlık gösterilmesi ceza indirimine yol açar, ancak soruşturma aşamasına göre indirim oranı daha düşüktür.
  • Mağdurun Rızası:
    • Zararın tamamen giderilmesi durumunda mağdurun rızası aranmaz. Ancak, iade veya tazminatın kısmen yapılması halinde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır (Türk Ceza Kanunu, m. 168/4 ).

Etkin pişmanlık hükümleri, ceza adalet sisteminin sadece cezalandırıcı değil, aynı zamanda rehabilite edici yönünü de vurgular. Failin pişmanlık duyarak mağdurun zararını gidermesi, hem mağdurun mağduriyetini azaltır hem de failin topluma yeniden kazandırılmasına yardımcı olabilir.

SONUÇ

Kamuoyunda **gasp suçu** olarak bilinen **yağma suçu**, Türk Ceza Kanunu’nda hem malvarlığına hem de kişi hürriyetine yönelik ciddi bir saldırı olarak düzenlenmiş, ağır yaptırımları olan bileşik bir suçtur. TCK’nın 148 ila 150. maddeleri arasında yer alan bu suçun temel unsurları olan cebir ve tehdidin niteliği, hırsızlık ve tehdit suçlarından ayrımı, nitelikli halleri ve etkin pişmanlık hükümleri, Yargıtay’ın istikrarlı içtihatlarıyla şekillenmektedir.

Özellikle Yargıtay kararları, yağma suçunun oluşumu için cebir veya tehdidin malın alınmasını sağlamaya yönelik, objektif ve ciddi bir nitelikte olmasını şart koşarken; hukuki alacağın tahsili amacıyla işlenen eylemlerde (TCK 150/1) failin saikini ve orantılılık ilkesini göz önünde bulundurarak suçun vasfını değiştirebilmektedir. Aynı şekilde, yağma konusu malın değerinin azlığı (TCK 150/2) durumunda, suç tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullar gibi faktörler dikkate alınarak cezada indirim yapılabileceği kabul edilmektedir. Etkin pişmanlık hükümleri ise, suçun soruşturma veya kovuşturma aşamasında mağdurun zararının giderilmesine bağlı olarak cezada önemli indirimler sağlayarak, failin rehabilitasyonuna ve topluma yeniden entegrasyonuna imkan tanımaktadır.

Yağma suçunun karmaşık hukuki yapısı ve ağır sonuçları göz önüne alındığında, bu tür bir suçlamayla karşı karşıya kalan veya bu süreçte yer alan kişilerin, alanında uzman bir ceza avukatından profesyonel hukuki destek almaları büyük önem taşımaktadır. Doğru hukuki nitelendirme, delillerin etkin bir şekilde değerlendirilmesi ve savunma stratejisinin belirlenmesi, adil bir yargılama süreci ve hak kayıplarının önlenmesi açısından hayati bir gerekliliktir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Çanakkale Avukat
Çanakkale Avukat
Merhaba 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?