İşçinin çalışma süresinin kanunda belirlenen haftalık çalışma süresini aşması hâlinde, kural olarak fazla çalışma ücreti hakkı doğar. Uygulamada ise fazla mesai yapılmış olması tek başına yeterli değildir. Çalışmanın süresi, nasıl ispatlanacağı, ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunup bulunmadığı ve işveren kayıtlarının içeriği alacağın belirlenmesinde önem taşır.
Özellikle işyerine giriş-çıkış kayıtları, vardiya ve puantaj çizelgeleri, elektronik kayıtlar, işyeri yazışmaları, ücret bordroları ve tanık anlatımları fazla çalışma davalarında belirleyici olabilmektedir.
Bu yazımızda fazla mesai ücretinin nasıl hesaplandığını, fazla çalışmanın nasıl ispatlanabileceğini, bordroda fazla mesai görünmesinin sonuçlarını ve fazla çalışma alacağı için izlenmesi gereken hukuki süreci açıklıyoruz.
Fazla Mesai Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesine göre fazla çalışma, kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmadır.
Örneğin bir işçinin bir hafta içerisinde fiilen 50 saat çalışması hâlinde, denkleştirme gibi özel bir durum bulunmuyorsa 45 saati aşan 5 saatlik çalışma fazla çalışma olarak değerlendirilir.
Fazla çalışılan her saat için işçinin normal saatlik ücretinin %50 artırılmış tutarı ödenmelidir.
Buna karşılık iş sözleşmesiyle haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında, örneğin 40 saat olarak kararlaştırılması mümkündür. Böyle bir durumda 40 saati aşan ancak 45 saate kadar olan çalışma, “fazla sürelerle çalışma” niteliğindedir. Bu çalışmaların ücreti normal saatlik ücretin %25 artırılması suretiyle hesaplanır.
Fazla Mesai Ücreti Nasıl Hesaplanır?
Fazla çalışma ücretinin hesaplanabilmesi için öncelikle işçinin normal saatlik ücretinin belirlenmesi gerekir.
İşçinin aylık ücretinin saatlik karşılığının belirlenmesinden sonra, fazla çalışma yapılan her saat için bu ücret %50 artırılarak hesaplama yapılır.
Örneğin normal saatlik ücreti 200 TL olan bir işçinin bir saatlik fazla çalışma ücreti:
200 TL + %50 = 300 TL
olacaktır.
İşçinin ay içerisinde 20 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilirse bu örnekte brüt fazla çalışma karşılığı 6.000 TL olacaktır.
Ancak gerçek bir uyuşmazlıkta hesaplama bundan daha ayrıntılıdır. İşçinin çalışma dönemindeki ücret değişiklikleri, çalışma düzeni, ara dinlenmeleri, izin ve raporlu olunan dönemler ile bordrolarda yapılan ödemeler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Günlük 11 Saati Aşan Çalışmaların Durumu
Fazla çalışma yalnızca haftalık 45 saat üzerinden değerlendirilmez.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca günlük çalışma süresi kural olarak 11 saati aşamaz.
Bu nedenle çalışma düzeninin değerlendirilmesinde yalnızca haftalık toplam süreye bakılması her zaman doğru sonuç vermeyebilir.
Özellikle uzun vardiyalarla çalışan işçiler bakımından günlük çalışma sınırları ayrıca incelenmelidir. İşçinin çalışma düzeninin 12, 14 veya 24 saatlik vardiyalardan oluşması hâlinde ara dinlenmeleri ve fiili çalışma süreleri de hesaba katılarak değerlendirme yapılması gerekir.
Yıllık 270 Saatten Fazla Mesai Yapılabilir mi?
İş Kanunu’nun 41. maddesine göre fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz.
Ancak uygulamada önemli bir ayrım bulunmaktadır:
İşçinin yılda 270 saatten daha fazla çalıştırılmış olması, 270 saatin üzerindeki fazla çalışmalarının ücretinin ödenmeyeceği anlamına gelmez.
270 saatlik sınır işveren açısından çalışma düzenine ilişkin bir sınırlamadır. Fiilen gerçekleştirildiği ispatlanan fazla çalışmaların karşılığının değerlendirilmesi ayrıca gerekir.
Bu nedenle “sözleşmede yıllık 270 saat fazla mesai ücrete dahildir” şeklindeki hükümler ile işçinin fiilen yaptığı çalışmaların kapsamı somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir.
Fazla Mesai Yaptığını Kim İspatlamak Zorundadır?
Fazla çalışma yaptığını ileri süren işçi, kural olarak bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Yargıtay uygulamasında fazla çalışmanın ispatında özellikle şu deliller önem taşımaktadır:
- İşyerine giriş ve çıkış kayıtları,
- Kart basma ve turnike kayıtları,
- Puantaj kayıtları,
- Vardiya çizelgeleri,
- İşveren tarafından tutulan çalışma kayıtları,
- Ücret bordroları,
- İşyerindeki elektronik yazışmalar,
- E-posta kayıtları,
- Görev ve sevk kayıtları,
- İş müfettişi tutanak ve raporları,
- Tanık anlatımları.
İşverenin elinde bulunan objektif çalışma kayıtlarının mevcut olduğu durumlarda bunların dosyaya getirtilmesi özellikle önemlidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/6107 E., 2024/10217 K. sayılı kararında da işyerine giriş-çıkışı gösteren belgeler ve işyeri iç yazışmalarının fazla çalışmanın ispatında delil niteliğinde olduğu; yazılı belgelerle ispat mümkün değilse tanık anlatımlarından yararlanılabileceği belirtilmiştir.
Fazla Mesai Tanıkla İspatlanabilir mi?
Evet. Fazla çalışma tanık anlatımlarıyla da ispatlanabilir.
Ancak her tanığın anlatımı aynı ispat gücüne sahip değildir.
Tanığın, işçinin çalışma düzenini gerçekten bilebilecek durumda olması gerekir. İşçiyle aynı işyerinde ve mümkünse aynı dönem içerisinde çalışan kişilerin anlatımları bu nedenle önem taşır.
Yargıtay, işyerindeki çalışma düzenini bilmeyen veya bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına dayanılarak fazla çalışma tespit edilmesini kabul etmemektedir.
Ayrıca işverene karşı kendi davası bulunan tanıkların anlatımlarına daha ihtiyatlı yaklaşılmaktadır. Bununla birlikte bu durum tanığın beyanının otomatik olarak değersiz olduğu anlamına gelmez. Beyanın başka deliller veya somut olgularla desteklenmesi hâlinde dikkate alınması mümkündür.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/6134 E., 2024/9559 K. sayılı kararında da salt davacıyla menfaat birliği bulunan tanık anlatımlarına dayanılmaması gerektiği; ancak bu anlatımların işyeri özellikleri, diğer tanıklar, müfettiş raporları veya kesinleşmiş mahkeme kararları gibi başka olgularla desteklenebileceği belirtilmiştir.
Ücret Bordrosunda Fazla Mesai Görünüyorsa Ne Olur?
Fazla çalışma uyuşmazlıklarında en önemli konulardan biri ücret bordrolarıdır.
İşçinin imzasını taşıyan ve ihtirazi kayıt içermeyen bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunuyor ve ödeme yapılmış görünüyorsa, kural olarak bordroda belirtilen fazla çalışma ücretinin ödendiği kabul edilir.
Ancak bordronun niteliğine göre farklı ihtimaller ortaya çıkabilir.
Bordro İmzalı ve İhtirazi Kayıtsızsa
İşçi bordroyu herhangi bir çekince koymadan imzalamışsa ve bordroda fazla çalışma ücreti tahakkuku varsa, bordroda gösterilenden daha fazla çalışma yaptığını kural olarak yazılı delille ispatlaması gerekir.
Bordro İhtirazi Kayıtla İmzalanmışsa
İşçi bordroya örneğin;
“Fazla çalışma saatlerimin tamamı bordroya yansıtılmamıştır.”
şeklinde bir ihtirazi kayıt koymuşsa, bordroda gösterilenden daha fazla çalışma yaptığını diğer delillerle ispatlama imkânı bulunmaktadır.
Bordro İmzasızsa ve Ödeme Bankadan Yapılmışsa
Uygulamada ücret bordrolarının işçiye imzalatılmadığı ancak fazla çalışma tahakkuklarının banka hesabına yatırıldığı durumlarla da karşılaşılmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/6107 E., 2024/10217 K. sayılı kararında, işçiye bordro imzalatılmadığı hâlde fazla çalışma tahakkuklarını içeren değişken miktarlardaki ücretlerin banka aracılığıyla ödenmesi durumunda işçiden ihtirazi kayıt ileri sürmesinin beklenemeyeceği; işçinin ödenenin üzerinde çalışma yaptığını her türlü delille ispatlayabileceği kabul edilmiştir.
Bu ayrım, fazla çalışma davalarının sonucunu doğrudan etkileyebilecek önemdedir.
İşveren “Fazla Mesai Ücrete Dahildir” Diyebilir mi?
İş sözleşmelerinde zaman zaman “fazla çalışma ücreti aylık ücrete dahildir” şeklinde hükümler bulunmaktadır.
Bu tür hükümler nedeniyle işçinin sınırsız şekilde fazla çalıştırılabileceği düşünülemez.
Sözleşme hükmünün geçerliliği, işçinin ücreti, yıllık 270 saatlik yasal sınır, fiili çalışma düzeni ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla sözleşmede böyle bir hüküm bulunması, işçinin hiçbir şekilde fazla çalışma alacağı talep edemeyeceği anlamına gelmez.
Gece Çalışmasında Fazla Mesai
Gece döneminde gerçekleştirilen çalışmalar bakımından İş Kanunu’nda özel düzenlemeler bulunmaktadır.
İş Kanunu’nun 69. maddesi gece çalışmasına ilişkin sınırları düzenlemektedir. Ayrıca bazı sektörler ve çalışma biçimleri bakımından özel hükümler söz konusu olabilir.
Bu nedenle özellikle güvenlik, sağlık, turizm ve vardiyalı çalışma yapılan işyerlerinde fazla çalışma hesabının yalnızca haftalık 45 saat üzerinden yapılması yeterli olmayabilir.
Çalışmanın hangi saatler arasında gerçekleştirildiği ve gece çalışmasına ilişkin özel kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.
Fazla Mesai Alacağında Takdiri İndirim Yapılır mı?
Fazla çalışmanın uzun bir dönem boyunca yalnızca tanık anlatımlarıyla ispatlanması hâlinde mahkemeler tarafından hesaplanan tutardan uygun oranda takdiri indirim yapılabilmektedir.
Ancak bunun otomatik olarak uygulanması gereken sabit bir oranı bulunmamaktadır.
İşçinin çalışma düzeni, işin niteliği, hesaplanan dönem ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Daha da önemlisi, fazla çalışma işveren kayıtları ve yazılı belgelerle ispatlanmışsa aynı gerekçeyle takdiri indirim yapılması kural olarak söz konusu değildir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2024/6134 E., 2024/9559 K. sayılı kararında da tanık anlatımlarına dayalı hesaplamalarda uygun indirim yapılabileceği, buna karşılık fazla çalışmanın yazılı belgeler veya işveren kayıtlarıyla ispatlandığı durumlarda bu nitelikte bir indirime gidilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle fazla mesai davasında objektif işyeri kayıtlarının elde edilmesi, yalnızca ispat bakımından değil hesaplanan alacaktan indirim yapılmasını önlemek bakımından da önem taşıyabilir.
Fazla Mesai Alacağında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Fazla çalışma ücreti bir ücret alacağı niteliğindedir ve kural olarak 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Ancak zamanaşımı hesabında alacağın doğduğu dönem, iş sözleşmesinin devam edip etmediği, arabuluculuk süreci ve zamanaşımını etkileyen diğer hukuki işlemler dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle özellikle uzun yıllar aynı işyerinde çalışan işçiler bakımından hak kaybı yaşanmaması için alacağın hangi döneminin zamanaşımına uğrayabileceğinin somut olarak değerlendirilmesi gerekir.
Fazla Mesai Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca işçi veya işveren alacağı ve tazminatına ilişkin davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Bu nedenle fazla çalışma alacağı için doğrudan İş Mahkemesinde dava açılamaz.
Öncelikle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekir. Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanak sonrasında dava açılabilir.
Arabuluculuk başvurusunda talep edilecek alacak kalemlerinin doğru şekilde belirtilmesi de daha sonra açılacak dava açısından önem taşımaktadır.
Fazla Mesai Alacağı Davası Nasıl Açılır?
Zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması hâlinde fazla çalışma alacağı için görevli İş Mahkemesinde dava açılabilir.
Dava açılmadan önce özellikle;
iş sözleşmesi, ücret bordroları, banka hesap hareketleri, çalışma çizelgeleri, giriş-çıkış kayıtları, işyeri yazışmaları ve tanıkların çalışma dönemleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Fazla çalışma alacağı çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle hesaplanır. Ancak bilirkişinin hangi çalışma düzenini esas alacağı, hangi dönemleri hesaba katacağı ve bordrolardaki ödemeleri nasıl mahsup edeceği doğrudan dosyadaki delillere bağlıdır.
Bu nedenle işçilik alacaklarında dava açılmadan önce delillerin ve çalışma döneminin ayrıntılı biçimde belirlenmesi önemlidir.
Fazla Mesai Ücreti Ödenmeyen İşçi İşten Ayrılabilir mi?
Fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi belirli koşullarda işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturabilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde hesaplanmaması veya ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirme imkânı verebilir.
Ancak haklı fesih ciddi hukuki sonuç doğurduğundan, işçinin fesih bildirimini yapmadan önce somut çalışma koşullarının ve mevcut delillerin değerlendirilmesi önemlidir.
Haklı fesih koşullarının oluşması hâlinde işçi, diğer şartların da bulunması kaydıyla kıdem tazminatı ve ödenmemiş işçilik alacaklarını talep edebilir.
Sık Sorulan Sorular
Fazla mesai haftada kaç saatten sonra başlar?
Genel kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılır. Ancak iş sözleşmesiyle haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında kararlaştırıldığı durumlarda farklı değerlendirme yapılır.
Fazla mesai ücreti yüzde kaç zamlı ödenir?
Fazla çalışma ücreti, normal saatlik ücretin %50 artırılması suretiyle hesaplanır.
Fazla mesai tanıkla ispatlanabilir mi?
Evet. Yazılı kayıt bulunmaması hâlinde fazla çalışma tanık anlatımlarıyla ispatlanabilir. Ancak tanığın işçinin çalışma düzenini bilebilecek durumda olması gerekir.
Eski iş arkadaşım tanık olabilir mi?
Evet. Özellikle işçiyle aynı dönemde ve aynı işyerinde çalışan kişilerin tanıklığı önemlidir. Tanığın çalışma düzenini fiilen bilebilecek durumda olup olmadığı mahkeme tarafından değerlendirilir.
Bordroda fazla mesai yazıyorsa dava açılamaz mı?
Her zaman böyle değildir. Bordronun imzalı olup olmadığı, ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı, ödemenin banka aracılığıyla yapılıp yapılmadığı ve işçinin gerçekte ne kadar çalıştığı birlikte değerlendirilmelidir.
Fazla mesai alacağı kaç yıllık zamanaşımına tabidir?
Fazla çalışma ücreti kural olarak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Fazla mesai için doğrudan dava açılabilir mi?
Hayır. İşçilik alacaklarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Fazla mesai ücretinin ödenmemesi haklı fesih nedeni midir?
Koşullarının bulunması hâlinde fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi işçiye haklı nedenle fesih imkânı verebilir. Somut olayın özelliklerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç
Fazla çalışma alacağı, iş hukukunda en sık karşılaşılan ancak ispat bakımından en fazla uyuşmazlık çıkan işçilik alacaklarından biridir.
İşçinin haftalık çalışma süresinin belirlenmesi kadar bu çalışmanın hangi delillerle ispatlanabileceği de önem taşır. Ücret bordrolarının imzalı olup olmadığı, bordrolarda ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı, işyerinde elektronik giriş-çıkış sistemi kullanılıp kullanılmadığı ve tanıkların hangi dönemlerde çalıştığı davanın sonucunu etkileyebilir.
Bu nedenle fazla çalışma alacağı değerlendirilirken yalnızca çalışma saatlerinin değil, iş sözleşmesinin, bordroların, banka ödemelerinin, işyeri kayıtlarının ve tanıkların birlikte incelenmesi gerekir.
Fazla çalışma ücretinin ödenmediği veya eksik ödendiği durumlarda öncelikle zorunlu arabuluculuk süreci işletilmeli; anlaşma sağlanamaması hâlinde koşulları varsa İş Mahkemesinde işçilik alacağı davası açılmalıdır.